i saw something in your eyes, i’m sure.

nerdeyse bi ay sonra. kaldığım yerden.

saat nerdeyse gecenin üçü.

yazları tatil yapabilen biri değilim, ama bu yaz gerçekten durmam gerekiyordu. okulla kazı arasında bi yerlerde. durmam, başka bişeyleri dert edinmem, ayak parmaklarımı kuma gömmem gerekiyordu. hala geç değil. hektor bekle dedi. bekliyorum. bu kadar yanılıyor olamam. bişeyler gördüm gözlerinde. eminim. gördüm.

çok yorgunum.

ve sanırım geleneksel okul sonrası-kazı öncesi depresyonu geçiriyorum. evimi bırakmak istemiyorum. gitmek istemiyorum. dönmek istemiyorum.çok heyecanlı di mi, eski uygarlıklar falan, yandan cepli pantolonlar, kamp hayatı. değil. biz de insanız. evimi özlüyorum. çıplak ayakla halıya basmayı, alafranga tuvaletleri, tek başıma yemek yemeyi. özlüyorum. herşey bittikten sonra eve dönerken uçakta kafamı cama yaslayacağım anı düşünüyorum. (ve her seferinde radiohead-the bends)

17 temmuz. doğal gaz faturasının son günü olmasının yanı sıra hektor’umun verdiği deadline. neyin deadline’ı olduğunu bile bilmeden bekliyorum. 12 temmuz. kardeşimi aralık ayına kadar görmemek üzere uğurluyorum. gene. 26 temmuz. patronum birleşik krallıktan vatan topraklarına istirham ediyor.

bu gece hiç mutlu bi gece değil. dave gahan gene herkesten daha iyi. ne kadar inkar etsem de daha samimi, yaraları var, biliyorum, yoksa böyle bişey yazamazdı.

“i sit and i wait
and i stare
still wishing for a divine intervention
to lift me from my chair
i saw something in your eyes
i’m sure
oh baby i saw it
something in your eyes
you and i have come so far
we’ve reached beyond the farthest star
time and time and time again
i want you back”

No Responses Yet to “i saw something in your eyes, i’m sure.”

Leave a Reply